Çocuk ve Ergenlerle Cinsellik Hakkında Konuşmak-II

Ebeveynler olarak cinsellik hakkında konuşurken özellikle dikkat etmemiz gereken bazı noktalar vardır. Bu noktalar neler yapmalıyız veya neler yapmamalıyız olarak düşünebilirsiniz.

  • Çocuğunuza sorduğu kadarını anlatın. Yaşına uygun anlatın.
  • Yanıtını bilmediğiniz sorulara ‘Bunun nasıl açıklanacağını bilmiyorum, araştırıp seni bilgilendireceğim.’ diyebilirsiniz.
  • Çocuğunuzla yatağınızı ayırmanız ve sınır koymanız önemli.
  • Çocuğunuzu odasına girerken, geldiğinizi belli etmeniz önemlidir. Çocuğunuzun da ebeveyninin odasına girerken bu odanın özel ve mahrem bir alan olduğunu bilmesi ve kapıyı çalmayı öğrenmesi önemlidir.
  • Çocuğunuza karşı dürüst olmak önemlidir. Dünyaya gelişi ve varoluşla ilgili sorularına ‘Seni leylek getirdi.’ hikayesine başvurmaktansa, yaşına uygun, gerçekçi açıklamalar yapmak gerekir.
  • Ebeveyn olarak cinsellikle ilgili ön yargıları ortadan kaldırmak, insanların cinselliğiyle, dürtüleriyle doğan canlılar olduğunu içselleştirmek etkilidir.
  • Çocuğa verilen mesajlar tutarlı olmalıdır. (‘Bedenin sana özel.’ deyip, herkesin önünde üstünü değiştirmek gibi)
  • Konu hakkında espri yapmak, gülmek, süreci herkese anlatmak da zedeleyicidir.
  • Çocuğa bedeninin özel bölgelerini ve doğru isimlerini öğretmek önemlidir.
  • Kimi zaman çocuklar mastürbasyonu bir regülasyon tekniği (kendini yatıştırmak) olarak kullanmaktadır. Bu gibi durumlarda cinselliğe atıfta bulunmadan çocuklara kendilerini rahatlatma ve sakinleştirme teknikleri öğretilebilir.
  • Aile kendi mahrem alanına ve çocuğun özel alanına özen göstermelidir. Özellikle 3 yaştan sonra aynı anda tuvalete girme, birlikte duş alma gibi düzenler gözden geçirilmelidir.
  • Vücudumuzun çok özel ve yalnızca birincil bakım veren kişi tarafından görülebilecek bir yer olduğu çocuğa öğretilmelidir. ‘Şimdi ben senin tuvaletini temizlemene yardımcı oluyorum. İlerde bunu kendin yapmaya başladığında özel bölgelerini ben de görmeyeceğim.’ gibi bir açıklama yapılabilir.
  • Çocuklara iyi ve kötü dokunuş öğretilmelidir. Bu korku kültürüyle yapılmamalıdır.
  • Çocuğa ‘Sevgilim’, ‘Aşkım’ gibi ifadelerden kaçınmak önemlidir.
  • Çocuğunuzun erkenden uyarılmasına neden olacak davranışlardan kaçınmak önemlidir. (Örneğin; Çocuğun yanında sık sık çıplak dolaşmak, topluluk ortasında onu soymak, cinselliği onun yanında konuşmak, duşa 3-4 yaştan sonra hala beraber giriyor olmak, TV’ye ve görsellere sınırsız erişim…vs.)
  • Cinselliği, ayıp, günah, yanlış bir şey olarak öğrenen çocuklar bu duyguyu bastıracaklardır. Bu da uzun vadede onlarda duygusal yara ve davranış bozukluklarının oluşmasına neden olabilecektir.
  • Kendini sürekli bastıran çocuğun, uzun dönemde cinsel bozukluk yaşama olasılığı, diğer çocuklardan daha yüksektir
  • Çocuğunuza ‘Hayır’ deme hakkının olduğunu, kendi rahatsız hissettiği bir durumda hayır diyebileceğini öğretin. Kendini rahatsız hissettiği bir durumda hemen güvendiği bir yetişkine giderek durumu anlatmasının gerekliliğinden bahsedin.
  • Çocuğunuzu erken uyaracak yayın ve görsel medyada tanık olabileceği konu ve resimlere dikkat edilmesi gereklidir.

Yazar: Klinik Psikolog Yener Yüksel