Çocuklar ile Ölüm Hakkında Konuşurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Ebeveynler olarak ölüm gibi zorlayıcı bir konuyu çocuklarıyla konuşmak, anlamlandırabilmek çok zorlayıcı bir deneyimdir. Ebeveyn olarak ne söylediğimizden çok hangi duyguların bu konuşmaya eşlik ettiği, nasıl bir ortamda olduğumuz ve duygusal ilişkisel boyutları çok daha önemli olan bir andır.

  • Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer seçin. 
  • Çocuğun yaşı ne olursa olsun, ebeveynlerin neler olduğunu çocuğa anlatması önemlidir.
  • Çocuğa olabildiğince çabuk anlatın. Ölüm haberi çabuk yayılır ve anlatmayı erteleyen ebeveynler çocukların haberi arkadaşlarından öğrenme riskini de almış olurlar. Çocuklarınızı incitmemeye çalışırken onları daha çok incitebilir ve şok olmalarına neden olabilirsiniz. 
  • Ölüm gerçekleştiğinde çocuğa yakın birisi bunu anlatmalıdır, tercihen ebeveyn ya da ebeveyn yapamıyorsa büyükanne/baba.
  • Ölümü anlatırken, çocuğunuzla uzun süre beraber olacağınızı belirtmek önemlidir. 
  • Çocuğunuzun yaşına uygun bir şekilde konuştuğunuzdan emin olun. 
  • Önce çocuğunuza birinin öldüğünü açıklayın, daha sonrasında ne olacağını da açıklamak durumundasınız. Eğer olacaksa, cenaze merasimi veya ziyaret hakkında açıklama yapmalısınız. 
  • “Neden?” diye sorduklarında, “Bu neden benim başıma geliyor?” demek isterler. Çocuklar gerçekten nedenini bilmeye ihtiyaç duymazlar, dolayısıyla detaylara takılmayın. 
  • Siz  de olaylarla ilgili kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmekten kaçınmayın.  
  • Herhangi bir soruları olduğunda size soracaklarından emin olun. Çocuğunuzun aklına muhtemelen pek çok soru gelecektir ama cevap vermeye gönülsüz olacaktır. Çocuğunuzun bilmek istedikleri yaşına ve önceki deneyimlerine göre değişir, zaten ölümle ilgili bildikleri şeyler var. 
  • Her çocuğun farklı bir başa çıkma yolu vardır, bazı çocuklar çok konuşmaz, bazıları ise yabancılarla konuşur. 
  • Tüm tepkilere karşı hazırlıklı olun.

Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun zihnini bir çok soru işareti dolduracaktır.Kendinizi aşağıdaki sorulara hazırlayın:

  1. Yalnız mı kalacağım?
  2. Nerede yaşayacağım?
  3. Annemi/babamı tekrar görecek miyim?
  4. Hasta olursam ne olacak?
  5. Bu neden olacak ne yaptım?
  6. Kardeşlerimle yaşamaya devam edecek miyim?

Çocuğunuza yanlış algılarından dolayı şunları vurgulamalısınız:

-İnsanlar veya doktorlar ölümü engelleyemez.
– Ölen kişi seni seviyordu. 
– Ölen kişi sana kızgın değildi.
– Ölen kişi bir daha geri gelmeyecek.
– Sevileceksin ve biri sana bakacak.
– Hüzün, kızgınlık, ağlamak sorun değil, olması doğal.
– Oynamak ve eğlenmekte yanlış bir şey yok.

Ebeveynler Neler Yapabilir?

  •   Açık, net ve dürüst olun. Ne zaman mümkün olursa, yetişkinler çocuklara ölümle ilgili gerçekleri söylemelidirler. Tüm detayları en ince ayrıntısına kadar anlatmaya gerek yoktur ancak, önemli detaylar verilmelidir. Bunlar korkutucu olabilir ancak her zaman çocuğa gerçek bilgiyi vermek önemlidir. Eğer çocuğa bu bilgiler verilmezse, çocuk hayal gücünü kullanarak bu detayları dolduracaktır. Çoğunlukla bu hayali doldurmalar çarpıtılmış, doğru olmayan ve gerçeklerden çok daha korkutucudur ve iyileşme dönemini zedeler. 
  •  Ulaşılabilen, destekleyen, rahatlatan ve tahmin edilebilen olun. Bütün bunlar çocuğun işini kolaylaştırır; kendisini daha güvende hisseder. 
  • Çocuğun yaşına bağlı olarak her çocuk farklı şekilde yas ile başa çıkar. Çocukların ölümü ne kadar anlayacakları yaşa bağlıdır ancak, bütün durumlarda dürüstlük iyi bir başlangıç noktasıdır. Çocuğunuza karşı dürüst olun ev soru sorması konusunda onu cesaretlendirin. Her zaman tüm cevapları bilemeyebilirsiniz ancak bulmak için beraber çalışabilirsiniz. 
  • Rahatlatıcı ve açık bir ortam yaratın; duygu ve tepkilerin doğru-yanlışı olmadığını belirtin. 
  • Ölümle ilgili dini/manevi inançlarınızı çocuğunuzla paylaşabilirsiniz.
  • Çocuklar ölümle nasıl baş edeceklerini öğrenirken, mesafeye, anlayışa ve sabra ihtiyaç duyarlar. Onlar yetişkinlerle aynı şekilde yas tutmayabilirler. Çocuğunuzun tepkisi ne olursa olsun, bunu kişisel almayın. Unutmayın ki, yas ile baş etmeyi öğrenmek bir süreçtir. 
  • Yardıma ihtiyacınız varsa, size yol gösterebilecek pek çok kaynak var- kitaplardan psikolojik danışmanlara kadar-. Sizin çabalarınız çocuğunuza bu zor zamanda, kaçınılmaz kayıplar ve bundan sonrasındaki zor dönemlerde, işe yaracaktır.
  • Çocuğunuz soru sorduğunda, gerçekten neyi bilmek istediğinden emin olun ve yalın bir cevap verin, beklediğinden fazlasına cevap vermeyin. Eğer “Neden büyükbabam öldü?” diye sorarsa, muhtemelen “Hasta olduğundan dolayı.” yeterli olacaktır. Eğer daha fazla detay isterse, soruyor olacaktır. 
  • Çocuklar şu konuda rahatlatılmalıdır ki, bir ebeveyn öldüyse bile diğeri hayatta ve aynı evde yaşamaya, aynı yatakta uyumaya, aynı okula gitmeye devam edecek. 
  • Çocuklar bazı naif fikirlere sahiptir, bu fikirleri onlar size sormadan konuşmalısınız. Çocuklar genelde ölüme bir şekilde kendilerinin neden olduğunu düşünür. “Ben kötü bir çocuktum ve annem gitti.” ya da “Kız kardeşimin ölmesini ben istedim ve öldü.” gibi düşünceleri olabilir. Çocuğunuza ölümün onun suçu olmadığını anlatın.
  • Ölümle ilgili endişelerinin normal ve doğal olduğunu, benzer endişeleri yetişkin olarak sizin de duyduğunuzu paylaşın. Böylelikle çocuk aklına gelen soruların ve endişelerinin yersiz, anlamsız olmadığını görecektir. 
  • Çocukların resimler çizmesine, hikayeler anlatmasına, sevdiği birinin cenaze merasimi ile ilgili duygularını ifade etmesine izin verin. Çocuklar için oyun duygularını ifade etmede iyi bir araç olarak kullanılabilir.
  • “Sen de ölecek misin?” sorusuna “Evet, bir gün herkes ölecek ama daha uzun bir süre yaşayacağımı zannediyorum” diye cevap verilebilir.
  • Çocuğunuzun korku ve kuruntularını paylaşması için çocuğunuzu cesaretlendirin. 
  • Çocuğunuzun gösterdiği tepkileri ve duyguları kabul edin. Çocuğunuza nasıl hissetmesi gerektiğini anlatmayın ve zorla rahatlatmaya çalışmayın.
  • “Nasıl hissettiğini biliyorum” demeyin. Çocuğunuzun duyguları ve içinde bulunduğu durum hakkında ilişki kurabilirsiniz ancak, bu duyguları hemen benimsemiş, bildiğini varsaymayın. 
  • Sabırlı olun. Onlar hala çocuk ve ne olduğunu öğrenmek, kabul etmek için aynı konuyu tekrar tekrar getirebilirler. 
  • Tatil zamanlarında, yıldönümlerinde, ölen kişinin doğum günlerinde veya ölüm tarihinde yas duygularının tekrar ortaya çıkabileceğinin bilincinde olun. Genellikle bu özel tarihler ölümün ikinci yılından sonra daha acı verici bir hale gelebilir. 
  • Çocuğunuzun hayatında güvenliği, tutarlılığı ve düzeni sağlamaya çalışın. Evde pek çok değişiklik olabilir. 
  • Çocuğunuzu ölen kişinin anıları ile oluşturabileceği bir hikaye kitabı ya da fotoğraf albümü yapmaya teşvik edebilirsiniz. Bu, ölen kişi ile ilgili anıları ve ilişkileri kalbimizde, aklımızda hala canlı kılmak için kullanılabilecek bir yoldur.  Yas tutmak unutmak değildir; ölümü yavaş yavaş kabul etmek ve ölen kişi ile ilişkiler hatırlanarak kendi ailenizi güçlendirmek, zenginleştirmektir.
  • Kitap okumak, yürüyüş yapmak gibi, çocuğunuzla beraber yapabileceğiniz ve her ikinizin de eğlenebileceği etkinliklerde bulunmak çocuğunuza yardımcı olabilir. Yas tutan yetişkinler ve çocuklar, daha fazla ilgi ve teselliye ihtiyaç duyarlar, ve bu gibi anlar hem çocuğunuza hem de size iyi gelecektir. Eğer bazı rutinleriniz değişiyorsa, çocuğunuzun yavaş yavaş “normal”e dönmesi için en iyi zamanı hissediyor olacaksınız. 

Kayıplar Sonrası Çocuklarda Yas Süreci ile ilgili yazımızı okumanızı öneririz.

Yazar: Klinik Psikolog Yener Yüksel