Çocuklarla Zor Konular Hakkında Konuşmak – ÖLÜM

Ebeveynler için muhtemelen en zor durumlardan biri de çocuklarına sevdikleri birinin öldüğünü anlatmaktır. Çocukların ölümü anlamayacağından ya da duygusal olarak ölümden aşırı etkileneceğinden korkarız. Genellikle bunu onlara ne zaman ve nasıl söyleyeceğimizi bilemeyiz. 

Uzun sure önce fark ettiğimiz gibi, çocuklar ölümün farkında. Yollarda ölmüş bir şekilde yatan hayvanları, ölmüş kuşları, böcekleri görüyorlar. Televizyonda günde en az bir kez ölümü görebilirler. Masallarda ölüm hakkında bir şeyler duyuyorlar ve bunu oynadıkları oyunlarda canlandırıyorlar. Ölüm yaşamın bir parçası ve çocuklar bir yere kadar bunun farkında. 

Dolayısıyla eğer çocuğunuza yakın birisi ölmüşse, bunu ona anlatmaktan kaçınmamalısınız. Çocuklar ölümle genellikle çevrelerindeki yetişkinlerden daha iyi bir şekilde ölümle baş edebilir.  Yetişkinler gibi, çocuklar da ölümü yas süreciyle beraber kabul ederler.

Eğer çocuklara ölüm hakkında bizle konuşmasına izin verirsek, onlara ihtiyaçları olan bilgiyi verip, bir kriz için onları hazırlayabilir ve moralleri bozuk olduğunda onlara yardımcı olabiliriz. Onların söylemek istediklerine ilgi ve saygı göstererek iletişim kurmalarını konusunda onları cesaretlendirebiliriz. Söylemesi yapmasından daha kolay olsa da, eğer kendi duygularımız hakkında, açık, dürüst ve rahat olursak, çocuklar da bizlerle daha rahat konuşabilir. 

Çocuğun Ölüme Olan Tepkisini Etkileyen Temel Etmenler

  • Ölen kişiyle ilişkisi
  • Kişinin nasıl öldüğü
  • Ölümle ilgili önceki tecrübeler
  • Çocuğun kişiliği
  • Çocuğun gelişimsel ve kronolojik yaşı
  • Çocuğa destek olabilecek kişilerin olması
  • Diğer yetişkinlerin tutum ve tepkileri
  • Çocuğun çevresinin tutarlı ve güvenli olması

ÇOCUKLARIN ÖLÜM SÜRECİNDE GÖSTEREBİLECEKLERİ TEPKİLER

Çocuklar sevdikleri birinin ölümünü öğrendiklerinde, yetişkinlerinkine benzer fiziksel ve duygusal tepkiler verirler, ancak çocuklar kayıpları için farklı yollarda yas tutarlar. Yetişkinler çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bu tepkilerin farkında olmalıdırlar. Çocukların yas durumundaki davranışları uygunsuz davranışlar olarak algılandığında, çocuğun acısı ve kafa karışıklığı daha da derinleşebilir. 

Kaygı: Çocuklar güven hislerini kaybedebilir veya başka bir kayıp yaşamaktan korkabilir. Küçük yaştaki çocuklar çok bağlı veya çok talepkar olabilir. 

Fiziksel şikayetler: Genel şikayetler baş ve mide ağrıları olmakla beraber, ölen kişininkine benzer semptomlar da gözlenebilir. 

Canlı hatıralar: Ölümle ilgili gerçek veya hayal ürünü olan tasvirler diğer düşüncelere de girebilir. Hatıralar rüyalar veya kabuslar olarak kendini gösterebilir. 

Uyku güçlüğü: Eğer ölüm “uyumak” olarak tanımlandıysa, çocuk uyumaktan korkacaktır ki bu çok sık rastlanılan bir durumdur. Gün boyu yas ile ilgili davranışlarda bulunmayan, bunu dile getirmeyen çocuklar geceleri rüyalar veya kabuslar görebilir. 

Üzüntü ve özlem: Bazı çocuklar ağlar, bazıları ağlamaz. Bazıları uzun süre üzülür, bazıları üzülmez. Bazı çocuklar ebeveynlerini korumak için üzüntüsünü saklamaya çalışırlar. Çocuklar ölen kişiyi özleyebilir, sürekli onunla olan anılarını düşünebilir ya da ölen kişiyi hatırlatması için onun bir eşyasını taşıyabilirler. Bu acıyla baş edebilmeleri için bu yöntemler bir süreliğine onlara yardımcı olabilir. 

Öfke: Çocuklar genellikle ölüme, Allah’a, yetişkinlere, kendilerine ya da ölümden sorumlu hissettiği herhangi bir şeye öfkelenebilir. 

Suçluluk: Bazı çocuklar ölümden kendilerinin sorumlu olduğuna inanır. Bazıları kendi düşünce veya hareketlerinden dolayı suçluluk hisseder. “Bu benim suçum.”, “Ben kötü bir çocuk olmalıyım.” gibi söylemler suçluluk hissinin geçmesini yavaşlatır. Çocuklar bu duyguları konuşmaya ve bu düşüncelerinin doğru olmadığını anlamak için sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar. 

Okul sorunları: Odaklanma sorunlarından, hatıralardan, üzüntüden ve yastan dolayı çocuklar genelde olduklarından daha yavaş öğrenebilirler. 

Çocuğun Ölüme Bakışı

Araştırmalar çocuğun ölüme bakışını etkileyen iki faktörün var olduğunu gösteriyor:

  1. Çocukların gelişimler dönemleri
  2. Çocukların deneyimleri (çevreleri, etnik kökenleri, dinleri, kültürel birikimleri, ve çevrelerindekileri algılama biçimleri).

Çocukların ölümü algılamasında pek çok dönemin etkili olduğunu bilmek yardımcı olacaktır ancak unutulmamalıdır ki her gelişimsel süreçte olduğu gibi, çocuklar bireysel düzeyde gelişir. Her çocuğun yaşamı kendine özgü bir şekilde yorumladığını ve duygularını gösterirken, duygularıyla başa çıkarken kendi kişisel yollarını kullandığını da unutmamak gerekir.

Yeni Doğan- 2 Yaş:

Çocuk ne anlar?

  • Ölümü anlamayabilir
  • Evdeki atmosferde yaşanan değişiklikleri hisseder
  • Bir ebeveynin veya bakıcının (caregiver) yasını hemen kavrar

Duygular ve çocuğun olası tepkileri

  • Çabuk öfkelenme, uyku, yeme ve tuvalet düzeninde değişiklikler olabilir
  • Yetişkinlerin duygularına tepki gösterebilir
  • Çocuğa bakan birisi ölmüşse, üzüntü yaşayabilir

Ebeveynler nasıl destek olabilirler?

  • Rutinlere devam edin ve olabildiğince fiziksel düzeni korumaya çalışın.
  • Sabit bir beslenme düzeni sağlayın. Eğer ebeveyn bunu yapamayacak durumdaysa, yapabilecek durumda olan bir yetişkinden destek alın.
  • Sözel ve fiziksel olarak sevecen ve güven verici olun.
  • Başa çıkmanın sağlıklı yollarını sergileyin. 

3-6 Yaş: 

Çocuk ne anlar?

  • Ölümü biraz anlar ancak ölümün geri çevrilebilecek bir şey olduğunu, geçici ve kişiden bağımsız olduğunu düşünür. Bu inanış çizgi filmlerde ölen karakterlerin yeniden hayata gelmesinden ötürü pekiştirilmiştir. 
  • Ölen kişilerin sadece gökyüzünde yeme-içmeye, tuvalete gitmeye devam ettiklerini düşünür. 
  • “Büyülü düşünme”ye sahiptirler. (eğer bir şeyi gerçekten istersen/dilersen, olur.)
  • Somut işlemleme döneminde olduğu için her şeyi somut ile algılar.
  • Zamanın kısıtlı olduğuna dair kafa karışıklığı yaşar.
  • Genellikle ölümü kötü bir davranışa ceza olarak görür.
  • Sıklıkla ilgisiz konuları ölümle ilişkilendirir. Örneğin, “Suna Teyzem baş ağrısından öldü. Babam da başının ağrıdığını söylüyor. Belki de babam da ölecek.”
  • Soyut kavramları, cennet gibi, anlamakta güçlük çeker.
  • Ölümü anlaşılır hale getirmek için aynı soruları defalarca sorar. 

Duygular ve çocuğun olası tepkileri

  • Geriye dönük davranışlar gösterir (parmak emme, inatçılık, alt ıslatma, öfke nöbetleri, ayrılma ve terk edilme korkusu)
  • Ölen kişinin geri dönmesi hakkında sorular sorar.
  • Ölen kişinin geri gelmesinden dolayı az da olsa kaygı duyabilir.
  • Ebeveynin duygu durumundan fazlasıyla etkilenir.
  • Üzüntüsünü kısa süreli gösterir .
  • Hiç etkilenmemiş gibi gözükebilir.
  • Bedensel belirtiler
  • Duygularını sözcüklere dökmede güçlük yaşar dolayısıyla oyun aracılığıyla duygularını gösterir.
  • Saldırganlığı artar- daha çabuk öfkelenir ve oyun oynarken daha saldırgan olur. 
  • Yabancılardan bile fiziksel temas ve duygusal yakınlık arzu eder.

Ebeveynler için stratejiler

  • Normal rutinlerinizi ve yapınızı mümkün olduğunca koruyun.
  • Çocuğunuzdan uzak kaldığınız zamanı azaltın. Nerede olduğunuzu ve size nasıl ulaşacağını çocuğunuzun bildiğinden emin olun.
  • Ölümü tartışırken gözlerinin içine bakın ve ona nazikçe dokunun.
  • Uyudu, dinleniyor, kayboldu, aramızdan ayrıldı, uzun bir yolculuğa çıktı gibi kalıplardan kaçının. Bu yaştaki çocuklar bu kalıpları gerçek anlamları ile anlar. 
  • Ölümün ne olduğunu somut kalıplarla anlatın, birinin nefes almaması, yemek yememesi, tuvalete gitmemesi, büyümemesi, kalbinin atmaması, nefes almaması gibi. 
  • Klişelerden kaçının; “En azından başka bir kardeşin daha var.”, “Her zaman yeni bir evcil hayvan alabilirsin.”
  • Çocuğunuzun sorduğu sorulara yalın ve dürüst açıklamalar yapmaya devam edin.
  • Eğer bir cevabınız yoksa, dürüst olun ve bunu çocuğunuzla paylaşın.
  • Çocuğunuzun kendi güvenliği konusunda onu rahatlatın ve devam edecek yapı konusuna planınızı paylaşın.
  • Resim çizerek, ölüm veya sevilen kişi ile ilgili hikayeler anlatıp, okuyarak ya da cenaze merasimini tekrar canlandırarak duygularını ifade etmesine izin verin. 
  • Ölüm ve kayıpla ilgili çocuğunuzla beraber kitaplar okuyun.
  • Duyguları ve tepkileri tanımlamaya yardımcı olun.  
  • Duyguları ve korkuları sözcüklere dökmesine yardımcı olun. 
  • Çocuğunuzun ölümden kendisini sorumlu hissetmediğinden emin olun. 
  • Geriye dönük davranışlara karşı hoşgörülü olun.
  • Sağlıklı başa çıkma davranışlarında model olun. 

6-9 Yaş: 

Çocuk ne anlar?

  • Ölümün bir son olduğunu ve her canlının bir gün öleceğini anlamaya başlar ancak hala ölümü kişisel olarak görmez. 
  • Ölümün başkalarının da başına gelebileceğini kabul etmez (böyle olabileceğinden şüphe etmeye başlamasına rağmen.)
  • Bazı çocuklar hala ölen kişinin geri geleceğini düşünebilir. 
  • Bu yaştaki çocuklar ölümü bir şeyin gelip kişiyi alıp götürmesi gibi veya gribe yakalanmak gibi görür.
  • Ölümün nedenlerine (şiddet, yaşlılık, hastalık) ve ölümden sonraki fiziksel süreçlere ilgi artar. 
  • Bir kişinin neden/nasıl öldüğü konusundaki daha detaylı açıklamaları anlayabilir. 
  • Ölümü şiddet içeren bir şey olarak görür- sıklıkla sonradan gelen bir iskelet veya canavar olarak canlandırırlar.
  • Soyut kavramları cennet, maneviyat gibi, anlama konusundaki zorlukları devam eder.  

Duygular ve çocuğun olası tepkileri

  • Ölümün yayılabilen bir şey olmasından diğer sevdiği insanları da yakalamasından korkar. 
  • Ölümün doğasına uygun açıklamalar arar.
  • Edebi anlam gütmeyen, yalın ve somut şekilde düşünür ve bu şekilde sorular sorar. 
  • Ölümü inkar eder. 
  • Kaygı duyabilir, kafası karışabilir, üzülebilir ya da hiç tepki vermeyebilir.
  • Ölümden kendi hayallerini/düşüncelerini (Onun ölmesini ben istedim!), sert sözlerini (Benim için ölüsün!) ya da bir şey yapmamasını (Büyükbabama çimlere biçerken yardım etmedim. Şimdi o öldü.) sorumlu tutup düşünüp suçlu hissedebilir. 
  • Ölümle ilişkili korkular artar.
  • Duygularını sözel olarak ifade ederken güçlük çeker. 
  • Saldırganlığı artar.  
  • Çaresiz hissettiğini kabul etmez. 
  • Bedensel belirtiler gösterir.

Ebeveynler için stratejiler

  • İyi bir dinleyici olun. Çocuğunuzun sahip olduğu herhangi kafa karıştırıcı düşünceleri düzeltin. 
  • Ölümü çocuğunuzun suçu olmadığı konusunda rahatlatın.
  • Sessiz bir çocukla konuşma başlatmak için ölümle ilgili hikayeler okuyarak fırsatlar yaratın.
  • Ölüm hakkında konuşmayı tercih etmeyen çocuklar kendilerini çizerken veya yazarken daha rahat hissedebilir.
  • Duyguları ve korkuları normalleştirin.
  • Algıların ve çarpıtılmış düşüncelerin üzerine eğilin. 
  • Eğer bir cevabınız yoksa, dürüst olun ve bunu çocuğunuzla paylaşın.
  • Dürtü kontrolü ile başa çıkmada yardımcı olun. 
  • Kötü rüyaları paylaşmasına yardımcı olun.  
  • Ölen kişiyle olan olumlu anıları çocuğunuzla paylaşın. 
  • Sağlıklı başa çıkma yolları konusunda model olun. 
  • Klişelerden kaçının; “Üzülme, her şey düzelecek.”, “Sen çok güçlü bir kızsın/oğlansın.” 
  • “Büyükannen uyumaya gitti ve şimdi cennette.”, “Büyükannen çok hastaydı ve hastalık ölmesine neden oldu.” gibi söylemlerden kaçının. 

9-12 Yaş: 

Çocuk ne anlar?

  • Ölümün geri dönüşünün olmadığını tamamen anlamaya başlar.
  • Kendisinin ölme olasılığını anlamaya başlar.
  • Ölümü son olarak görür.  
  • Ölümü yetersiz davranış için ceza olarak görebilir. 
  • Hala “büyülü düşünme” vardır.
  • Dileklerin/niyetlerin öldürmediğine dair rahatlatılmaya ihtiyaç duyar. 
  • Ne olduğuna dair daha fazla soru sorar. 
  • Ölümden ve hayat değişikliklerinden kaynaklanan ilişki değişikliklerini irdeler. 
  • Kendilerine kimin bakacağı konusunda endişelenir.
  • Daha önceki gelişimsel dönemin özelliklerini gösterebilir. 
  • Ölümün fiziksel açılarına (biyolojik süreçlerine) ilgi duyar. 
  • Ritüellere (yaşamın manevi tarafına) olan ilgisi artar.  
  • Yaşam ve ölüme felsefi açıdan bakmaya başlar. 
  • İnsanların başka insanlara yer açmak için öldüğünü düşünür.
  • Bu yaştaki bazı çocuklar ölümden etkilenmemiş gibi görünür. 

Duygular ve çocuğun olası tepkileri

  • Öfke ve/veya suçluluk duygusunu güçlü bir şekilde hisseder. 
  • İlişkinin kaybıyla beraber dünyalarının nasıl değişeceği konusunda endişe duyar, “Baba-kız yemeğine kim benimle gelecek?”
  • Ölümün gelecekte kendi üzerindeki etkileri hakkındaki endişelerini gösterir (özellikle yaşam tarzına ve maddi konulara ilişkin)
  • Başkalarından uzaklaşır ve kendi duygularını gizlemeye çalışır. 
  • Ertelenmiş tepkiler verebilir. İlk önce hiçbir şey olmamış gibi dururken, yas daha sonra kendisini güçlü bir şekilde gösterebilir. 
  • Kendi korkuları konusunda içe kapanıktır (kendi ölümü, geri kalan ebeveynler)
  • Bedensel belirtiler gösterebilir.
  • Okul fobisi yaşayabilir.

Ebeveynler için stratejiler

  • Çocuğunuzu ölen kişinin kötü olduğu için ölmediğine ikna edin. 
  • Nelerin farklı ve nelerin nasıl aynı olacağı konusunda konuşun. 
  • Çocuğunuzun ölüme sebep olmadı konusunda rahatlatın. 
  • Endişeleri hakkında konuşması konusunda onu cesaretlendirin.  
  • Yazma ve çizme gibi kendini ifade edebileceği deneyimleri destekletin.
  • Dürtülerini dışa vurmasına değinin ve duygularını tanımlamasına izin verin.  
  • Geriye dönük davranışlarına izin verin.  
  • Dürüst olun ve cevabınız olmadığında bunu çocuğunuza söyleyin.   
  • Çocuğunuzun yetişkin sorumlulukları almasını önleyin. 
  • Sağlıklı başa çıkma yollarında model olun.  
  • Klişelerden kaçının; “ Sen o kadar güçlüsün ki senin hakkında endişe duymuyorum.”, “Büyük çocuklar ağlamaz.”

Ergenler:

Çocuk ne anlar?

  • Genelde ölümü yetişkin seviyesinden görür.  
  • Ölümü evrensel, kaçınılmaz ve geri döndürülemez olarak görür. 
  • Ölümle ilgili soyut düşüncelerini geliştirir.  
  • Ölümle sonuçlanırsa hayatın anlamını irdeler. 
  • Yaşlanma sürecini ölüme yol açan bir süreç olarak görür.  
  • Ölümün kendisinin başına gelmeyeceğini düşünür. 
  • Ölümü doğal bir düşman olarak görür. 
  • Yetişkinlerin yol göstermesine ihtiyaç duyar (yas süreci, başa çıkma becerileri) 
  • Konuşup, dinleyebileceği bir kişiye ihtiyaç duyar. 

Duygular ve çocuğun olası tepkileri

  • Ölümü yenme mücadelesi verir (ölümsüzlük tavrı).
  • Kaygıyı azaltmak için daha fazla risk alır. 
  • Ölümle ilgili duyguların yoğunluğundan rahatsız olur. 
  • Duygulara karşı bir koruma olarak yakın birinin ölümüne tepkisiz kalabilir.  
  • Başkalarına bakma ya da geriye dönük davranışlar göstererek tepkisini verir. 
  • Ölen kişinin rollerini üstlenebilir. 
  • Öfke, suçluluk ve hatta ölümden dolayı sorumluluk hissedebilir. 
  • Kendi duygularıyla nasıl baş edeceğinden emin olamaz (hem kamusal alanda hem de özel alanında)
  • Duygularını inkar eder ve öfke gösterir ki bu daha fazla acı yaratır. 
  • Kendi arkadaşlarıyla yas sürecini yaşamak ister, yetişkinlerle değil.  
  • İntihar düşünceleri aklından geçebilir.
  • Bedensel belirtiler gösterebilir.

Ebeveynler için stratejiler

  • Klişelerden kaçının; “Annene yardım edecek kadar güçlü olmalısın.”, “Bununla çok iyi baş ediyor gözüküyorsun.”, “Artık bu evin erkeği sensin.” 
  • Yargılamadan ve eleştirmeden dinleyin. 
  • Yardıma hazır olun ancak zorlamayın.  
  • Ölümle ilgili kendi duygularınızı söyleyin. 
  • Çocuğunuzun yetişkin rolleri almasına izin vermeyin ve kendi rollerini paylaşın. 
  • Çocuğunuzun ölüme sebep olmadığı konusunda kendisini rahatlatın. 
  • Çocuğunuz baş ediyormuş gibi görünse de destek vermeye ve duygularını dinlemeye devam edin. 
  • Çocuğunuzun yalnız kalmasına ve düşünmesine izin verin. 
  • Problemleriyle ve kendileriyle yardımsız ve desteksiz baş edebileceklerini varsaymayın.  
  • Geriye dönük davranışlar için izin verin.  
  • Kontrolsüz davranışlar için dürtü kontrolüne yardımcı olun. 
  • Sağlıklı başa çıkma yollarında model olun.  

Çocuklar ile Ölüm Hakkında Konuşurken Nelere Dikkat Etmeliyiz başlıklı yazımızı okumanızı öneririz.

Yazar: Klinik Psikolog Yener Yüksel